|
|
Amerika Açık Tenis Turnuvası (U.S. Open) Grand Slam’lerin 4′cüsü ve sonuncusudur. Her yıl Ağustos ayının son Pazartesi günü başlar ve iki hafta sürer. Amerika’da New York eyaletinde Queens’te (Flushing Meadows) yapilmaktadir. Turnuva hem bayan hem de erkekleri içermektedir. Yaklaşık 16 milyon dolar toplam ödül dağıtılan turnuvada tekler şampiyonları 1 milyon dolara yakın ödül almaktadırlar.
 Sezonun 4. ve son Grand Slam turnuvası olan Amerika Açık’ı, Rus raket Maria Sharapova kazandı
Amerika Açık Tenis Turnuvası ( U.S. Open) Grand Slam’lerin 4′cüsü ve sonuncusudur. Her yıl Ağustos ayının son Pazartesi günü başlar ve iki hafta sürer. Amerika’da
New York eyaletinde Queens’te (Flushing Meadows) yapilmaktadir. Turnuva hem bayan hem de erkekleri içermektedir. Yaklaşık 16 milyon dolar toplam ödül dağıtılan turnuvada tekler şampiyonları 1 milyon dolara yakın ödül almaktadırlar.
Turnuva sert zemin üzerinde oynandığından tenisin hızlı oynanmasına olanak vermektedir. Daha önceleri yeşil olan sentetik kortlar 2005 yılında topun daha iyi görünmesi sağlamak üzere mavi kortlarla değiştirilmiştir.
Ana kort, Arthur Ashe Stadyumu, 23 bin koltuk ile dünyanın en büyük tenis stadyumudur.
1990′da tek erkekler şampiyonu olan Pete Sampras en genç erkek şampiyon ünvanını eline tutmaktadır. Bayanlarda en genç şampiyon ise 1979′da turnuvayı 16 yaşındayken kazanan Tracy Austin’dir.
Şampiyonlar
| Yıl |
Erkekler |
Bayanlar |
|
| 2005 |
New York adında birden fazla başlık bulunmaktadır. ABD’nin kuzeydoğusunda yer alan, bu kıtanın en büyük nüfuslu şehri. New York eyâletinin güneydoğu kesiminde, Hudson Irmağının ağzında yer alır. Şehrin alanı 787 km2, nüfûsu ise yaklaşık 10 milyon civârındadır.
Roger Federer (SUI) |
Kim Clijsters (BEL) |
| 2004 |
Roger Federer (SUI) |
Svetlana Kuznetzova (RUS) |
| 2003 |
Andy Roddick (ABD) |
Justine Henin-Hardenne (BEL) |
| 2002 |
Pete Sampras (ABD) |
{{Tenis oyuncusu bilgi kutusu
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Serena Williams (ABD) |
| 2001 |
Lleyton Hewitt (AUS) |
{{Ünlü|
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Venus Williams (ABD) |
| 2000 |
Marat Safin (RUS) |
Venus Williams (ABD) |
| 1999 |
Andre Agassi (ABD) |
Serena Williams (ABD) |
| 1998 |
Patrick Rafter (AUS) |
Lindsay Davenport (ABD) |
| 1997 |
Patrick Rafter (AUS) |
Martina Hingis (SUI) |
| 1996 |
Pete Sampras (ABD) |
Steffi Graf (GER) |
| 1995 |
Pete Sampras (ABD) |
Steffi Graf (GER) |
| 1994 |
Andre Agassi (ABD) |
Arantxa Sánchez-Vicario (ESP) |
| 1993 |
Pete Sampras (ABD) |
Steffi Graf (GER) |
| 1992 |
Stefan Edberg (SWE) |
Monica Seleš (ABD) |
| 1991 |
Stefan Edberg (SWE) |
Monica Seles (ABD) |
| 1990 |
Pete Sampras (ABD) |
Gabriela Sabatini (ARG) |
| 1989 |
Boris Becker (GER) |
Steffi Graf (GER) |
| 1988 |
Mats Wilander (SWE) |
Steffi Graf (GER) |
| 1987 |
Ivan Lendl (TCH) |
Martina Navratilova (ABD) |
| 1986 |
Ivan Lendl (TCH) |
Martina Navratilova (ABD) |
| 1985 |
Ivan Lendl (TCH) |
Hana Mandlikova |
| 1984 |
John McEnroe (ABD) |
Martina Navratilova (ABD) |
| 1983 |
Jimmy Connors (ABD) |
Martina Navratilova (ABD) |
| 1982 |
Jimmy Connors (ABD) |
Chris Evert |
| 1981 |
John McEnroe (ABD) |
Tracy Austin |
| 1980 |
John McEnroe (ABD) |
Chris Evert |
| 1979 |
John McEnroe (ABD) |
Tracy Austin |
| 1978 |
Jimmy Connors (ABD) |
Chris Evert |
| 1977 |
Guillermo Vilas (ARG) |
Chris Evert |
| 1976 |
Jimmy Connors (ABD) |
Chris Evert |
| 1975 |
Manuel Orantes (ESP) |
Chris Evert |
| 1974 |
Jimmy Connors (ABD) |
Billie Jean King |
| 1973 |
John Newcombe (AUS) |
Margaret Smith Court |
| 1972 |
Ilie Nastase (ROM) |
Billie Jean King |
| 1971 |
Stan Smith (ABD) |
Billie Jean King |
| 1970 |
Ken Rosewall (AUS) |
Margaret Smith Court |
| 1969 |
Rod Laver (AUS) |
Margaret Smith Court |
| 1968 |
Arthur Ashe (ABD) |
Virginia Wade |
| 1967 |
John Newcombe (AUS) |
Billie Jean King |
| 1966 |
Fred Stolle (AUS) |
Maria Bueno |
| 1965 |
Manuel Santana (ESP) |
Margaret Smith |
| 1964 |
Roy Emerson (AUS) |
Maria Bueno |
| 1963 |
Rafael Osuna (MEX) |
Maria Bueno |
| 1962 |
Rod Laver (AUS) |
Margaret Smith |
| 1961 |
Roy Emerson (AUS) |
Darlene Hard |
| 1960 |
Neale Fraser (AUS) |
Darlene Hard |
| 1959 |
Neale Fraser (AUS) |
Maria Bueno |
| 1958 |
Ashley Cooper (AUS) |
Althea Gibson |
| 1957 |
Malcolm Anderson (AUS) |
Althea Gibson |
| 1956 |
Ken Rosewall (AUS) |
Shirley Fry |
| 1955 |
Tony Trabert (ABD) |
Doris Hart |
| 1954 |
Victor Seixas (ABD) |
Doris Hart |
| 1953 |
Tony Trabert (ABD) |
Maureen Connolly |
| 1952 |
Frank Sedgman (AUS) |
Maureen Connolly |
| 1951 |
Frank Sedgman (AUS) |
Maureen Connolly |
| 1950 |
Arthur Larsen (ABD) |
Margaret Osborne duPont |
| 1949 |
Richard Gonzales (ABD) |
Margaret Osborne duPont |
| 1948 |
Richard Gonzales (ABD) |
Margaret Osborne duPont |
| 1947 |
Jack Kramer (ABD) |
Louise Brough |
| 1946 |
Jack Kramer (ABD) |
Pauline Betz |
| 1945 |
Frank Parker (ABD) |
Sarah Palfrey Cooke |
| 1944 |
Frank Parker (ABD) |
Pauline Betz |
| 1943 |
Joseph Hunt |
Pauline Betz |
| 1942 |
Ted Schroeder (ABD) |
Pauline Betz |
| 1941 |
Robert Riggs (ABD) |
Sarah Palfrey Cooke |
| 1940 |
Donald McNeill |
Alice Marble |
| 1939 |
Robert Riggs (ABD) |
Alice Marble |
| 1938 |
Donald Budge (ABD) |
Alice Marble |
| 1937 |
Donald Budge (ABD) |
Anita Lizana |
| 1936 |
Fred Perry (GBR) |
Alice Marble |
| 1935 |
Wilmer Allison (ABD) |
Helen Jacobs |
| 1934 |
Fred Perry (GBR) |
Helen Jacobs |
| 1933 |
Fred Perry (GBR) |
Helen Jacobs |
| 1932 |
Ellsworth Vines (ABD) |
Helen Jacobs |
| 1931 |
Ellsworth Vines (ABD) |
Helen Wills Moody |
| 1930 |
John Doeg |
Betty Nuthall |
| 1929 |
William Tilden (ABD) |
Helen Wills |
| 1928 |
Henri Cochet (FRA) |
Helen Wills |
| 1927 |
Rene Lacoste (FRA) |
Helen Wills |
| 1926 |
Rene Lacoste (FRA) |
Molla Mallory |
| 1925 |
William Tilden |
Helen Wills |
| 1924 |
William Tilden |
Helen Wills |
| 1923 |
William Tilden |
Helen Wills |
| 1922 |
William Tilden |
Molla Mallory |
| 1921 |
William Tilden |
Molla Mallory |
| 1920 |
William Tilden |
Molla Mallory |
| 1919 |
William Johnston |
Hazel Hotchkiss |
| 1918 |
Lindley Murray |
Molla Bjurstedt |
| 1917 |
Lindley Murray |
Molla Bjurstedt |
| 1916 |
Richard Williams |
Molla Bjurstedt |
| 1915 |
William Johnston |
Molla Bjurstedt |
| 1914 |
Richard Williams |
Mary Browne |
| 1913 |
Maurice McLoughlin |
Mary Browne |
| 1912 |
Maurice McLoughlin |
Mary Browne |
| 1911 |
William Larned |
Hazel Hotchkiss |
| 1910 |
William Larned |
Hazel Hotchkiss |
| 1909 |
William Larned |
Hazel Hotchkiss |
| 1908 |
William Larned |
Maud Barger-Wallach |
| 1907 |
William Larned |
Evelyn Sears |
| 1906 |
William Clothier |
Helen Homans |
| 1905 |
Beals Wright |
Elisabeth Moore |
| 1904 |
Holcombe Ward |
May Sutton |
| 1903 |
Hugh Doherty |
Elisabeth Moore |
| 1902 |
William Larned |
Marion Jones |
| 1901 |
William Larned |
Elisabeth Moore |
| 1900 |
Malcolm Whitman |
Myrtle McAteer |
| 1899 |
Malcolm Whitman |
Marion Jones |
| 1898 |
Malcolm Whitman |
Juliette Atkinson |
| 1897 |
Robert Wrenn |
Elisabeth Moore |
| 1896 |
Robert Wrenn |
Elisabeth Moore |
| 1895 |
Fred Hovey |
Elisabeth Moore |
| 1894 |
Robert Wrenn |
Helen Hellwig |
| 1893 |
Robert Wrenn |
Aline Terry |
| 1892 |
Oliver Campbell |
Mabel Cahill |
| 1891 |
Oliver Campbell |
Mabel Cahill |
| 1890 |
Oliver Campbell |
Ellen Roosevelt |
| 1889 |
Henry Slocum |
Bertha Townsend |
| 1888 |
Henry Slocum |
Bertha Townsend |
| 1887 |
Richard Sears |
Ellen Hansell |
| 1886 |
Richard Sears |
|
| 1885 |
Richard Sears |
|
| 1884 |
Richard Sears |
|
| 1883 |
Richard Sears |
|
| 1882 |
Richard Sears |
|
| 1881 |
Richard Sears |

Süper Lig (Resmi adı Turkcell Süper ligi, Değişik adlar: Türkiye Futbol Süperligi, Birinci Lig) Türkiyenin en yüksekte olan futbol ligidir. Süper Lig
Turkcell Türkiye’de faaliyet gösteren cep telefonu oparatörü. 2004 Aralık sonu itibariyle 23,4 milyon kullanıcısı ile Türkiye?nin önde gelen cep telefonu operatörüdür.
Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye’de futbol faaliyetlerini yürütmek, futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak, bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak, kararlar almak ve uygulamakla yetkili kurumdur.
1959′da kurulan Türkiye Birinci Ligi ilk yıllarında şampiyonluk
İstanbul kulüplerinin güçlü olması sebebiye ‘üç büyükler’ arasında paylaşılıyordu. İlk şampiyon olan
İstanbul, Marmara Bölgesi’nde il ve Türkiye’nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye’nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç’i de çevreleyecek şekilde Türkiye’nin kuzeybatısında kurulmuştur.
Fenerbahçe Spor Kulübü, 1907 yılında kurulan, Türk futbolunun en önemli kulüplerindendir. Renkleri sarı ve laciverttir. İç saha maçlarını Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda oynamaktadır. Tüm sporların toplam kupalarında Türkiye’de en fazla kupaya sahip olan kulüptür. Türkiye’nin en gelişmiş modern spor kulübü olmakla beraber stadı UEFA’nın beş yıldızlı stadları arasında yer almaktadır. Bütçesi 130 milyon doları aşmaktadır.
Beşiktaş ve
Beşiktaş Jimnastik Kulübü (BJK) 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi’nde o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa’nın konağının bahçesinde, başta Osman Paşa’nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Bey’ler olmak üzere 22 kişilik grup haftanın bazı günlerinde toplanıp
Galatasaray takımları şampiyonlukları uzun süre başka hiçbir takıma kaptırmadı.
1976 yılında şampiyonluğu İstanbul dışından bir takım olan
Trabzonspor alarak bir ilke imza attı.
18 takımlı eksi ismi ile türkiye 1. ligi. daha sonra turkcell’in sponsorluğunda adı turkcell süper lig olmuştur
Daha sonra adı Süper Lig olarak değiştirildi.
2005 yılı itibarıyla, en başarılı kulüpler şöyledir:
16 şampiyonluk: Fenerbahçe
15 şampiyonluk: Galatasaray
10 şampiyonluk: Beşiktaş
6 şampiyonluk: Trabzonspor
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği’ni temsil eden kısaltma. ( İngilizce:Union of European Football Associations) kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. Kurumun üyeleri tüm Avrupa Devletleri ve ek olarak ; Rusya, İsrail, Kazakistan, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’dır.
Galatasaray’ın 2000 yılındaki efsane kadrosuyla UEFA kupasını yenilgisiz alan tek takım ünvanını elde ettiği kupa, Başkanı Johansson, Asbaşkanı ise Şenes Erzik, Merkez isviçre
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği’ni temsil eden kısaltma. ( İngilizce: Union of European Football Associations) kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. Kurumun üyeleri tüm Avrupa Devletleri ve ek olarak ;
İngiltere kökenli bir dil olan İngilizce ABD, Avustralya, Yeni Zelanda, İrlanda, Güney Afrika ve Kanada gibi pek çok ülkede ana dil olarak kullanılıyor. İngilizce 380 milyon kullanıcısı ile dünya üzerinde en çok konuşulan 3. dildir. (Çince ve Hintçe’den sonra)
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rusya,
Rusya Federasyonu dünyanın en büyük ülkelerinden biri. Kuzeyinde Kuzey Kutup Denizi; doğusunda Pasifik Okyanus; batısında Estonya, Litvanya, Beyaz Rusya, Letonya, Ukrayna, Moldavya, Baltık Denizi; güneyinde Kazakistan, Moğolistan, Çin, Gürcistan, Azerbeycan, Hazar Denizi, Kuzey Kore, Karadeniz yer alır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İsrail,
İsrail resmi olarak İsrail Devleti (İbranice: מדינת ישראל) (Medīnat Yisra’el), (Arapça: دولة إسرائيل) (Dawlat Isrā’īl) Asya ve Afrika kıtalarının kesiştiği yerde bulunmaktadır. Coğrafi olarak, Asya kıtasında bulunmaktadır; batısında Akdeniz, kuzeyinde Lübnan ve Suriye, doğusunda Ürdün, güneyinde ise Mısır ve Kızıldeniz ile çevrilidir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kazakistan,
Kazakistan Orta Asya’da yer alan bir Türki devletlerden biri. Kuzeyinde Rusya Federasyonu, Ural Dağları ve Güney Sibirya, doğusunda Moğolistan ve Doğu Türkistan, güneyinde Kırgızistan, Özbekistan, Aladağ, TanrıDağları ve Aral Gölü, batısında ise Hazar Denizi yer alır. Doğu ve batı sınırları arası 3000 km, kuzey ve güney sınırları arası ise 1500 km’dir. Yüzölçümü 2,717,300 km² (9. büyük ülke) olan ülkenin başkenti Astana resmi dili Kazakça ve Rusça’dır. Toplam nüfusu 15,185,844 (61.) kişid
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ermenistan,
Ermenistan (Ermenice: Հայաստան, Hayastan, Hayq), Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Gürcistan, doğusunda Azerbaycan, batısında Türkiye, güneyinde Nahçıvan ve İran yer alır. Güney Kafkas Dağları ile Karadeniz ve Hazar Denizi arasında kalan bölgede denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Başkenti Erivan’dır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Gürcistan ve
Gürcistan (Gürcüce: საქართველო/Sakartvelo; Gürcüstan olarak da yazılır), Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alır. Tam adı Gürcistan Cumuhuriyeti’dir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olan Gürcüstan’ın kuzeyinde Rusya, güneyinde Azerbaycan, Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Azerbaycan’dır.
Tarihçe
UEFA
Azerbaycan Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine Kafkas Dağları’nın Hazar Denizine bakan güneydoğu eteklerinde kurulan ülkelerden biri. Batısında Ermenistan, kuzeybatısında Gürcistan, güneyinde İran, doğusunda Hazar Denizi yer alır
Tarihi
Azerbaycan, tarih sahnesinde M.Ö. 6. asırdan itibaren görülmeye başlar. Jeopolitik durumu itibariyle, devamlı istilalara uğramış ve çeşitli devletlerin hakimiyeti altında kalmıştır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
15 Haziran
15 Haziran Gregorian Takvimine göre yılın 166. günüdür. Sonraki sene için 199 (Artık yıllarda 200) gün var
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1954 tarihinde
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İsviçre’nin
İsviçre (Almanca: die Schweiz, Fransızca: la Suisse, İtalyanca: Svizzera ve Romanş: Svizra), resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu, Orta Avrupa’da Alp Dağlarında yer alan ve denize kıyısı bulunmayan bir ülke. Kuzeyinde Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya ve doğusunda Avusturya ile Lichtenstein’a komşu olan ve tarihsel olarak bir konfederasyon olan ülke 1848 yılından beri bir federasyondur. Bankacılık ve finans sektörlerinde çok güçlü bir ekonomiye sahip olan İsviçre uzun süredir siyasi ve
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Basel şehrinde kurulmuştur.
sanat dünyasının olimpiyatı diye nitelendirmiştir NY Times Gazetesi …
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1959 yılına kadar
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fransa’nın
Fransa Cumhuriyeti (Fransızca:République Française) ya da kısaca Fransa, Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, Monako, Andorra ve İspanya ile komşu olan, Batı Avrupa’da ülke. Avrupa Birliği’nin kurucu üyesidir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Paris şehrinde olan kurum merkezi ,
Paris Fransa’nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri’nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve “Işık Şehir” (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1959 yılında
İsviçre’nin
İsviçre (Almanca: die Schweiz, Fransızca: la Suisse, İtalyanca: Svizzera ve Romanş: Svizra), resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu, Orta Avrupa’da Alp Dağlarında yer alan ve denize kıyısı bulunmayan bir ülke. Kuzeyinde Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya ve doğusunda Avusturya ile Lichtenstein’a komşu olan ve tarihsel olarak bir konfederasyon olan ülke 1848 yılından beri bir federasyondur. Bankacılık ve finans sektörlerinde çok güçlü bir ekonomiye sahip olan İsviçre uzun süredir siyasi ve
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bern şehrine ve
Bern İsviçre’nin dördüncü büyük şehri ve başkenti, ayrıca Bern kantonunun başkenti’dir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1995 yılında bugünkü yeri olan
İsviçre’nin
İsviçre (Almanca: die Schweiz, Fransızca: la Suisse, İtalyanca: Svizzera ve Romanş: Svizra), resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu, Orta Avrupa’da Alp Dağlarında yer alan ve denize kıyısı bulunmayan bir ülke. Kuzeyinde Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya ve doğusunda Avusturya ile Lichtenstein’a komşu olan ve tarihsel olarak bir konfederasyon olan ülke 1848 yılından beri bir federasyondur. Bankacılık ve finans sektörlerinde çok güçlü bir ekonomiye sahip olan İsviçre uzun süredir siyasi ve
Nyon şehrine taşınmıştır.
Kaynaklar
Vikipedi
Nyon İsviçre’nin büyük kentlerinden biridir.17,267 kişi bu şehirde barınmaktadır.Kentin yüzölçümü 6.82 km²’dir.
Judo Öncelikle el, kol, bacak ustalıkları olmak üzere çeşitli vücut hareketleriyle, silahsız olarak, rakibini alt etme sporu. Bu sporda çeviklik büyük ölçüde bir etkendir. Fiziki olarak zayıf olan kişiler yeteri kadar judo biliyorsa kendisinden çok daha kuvvetli olan kişileri yenebilir. Judo, Japonların milli sporu olup, sporda müstakil bir branştır. Jiu-jitsu adı verilen, silahsız olarak çeşitli savunma yollarını öğreten, kavga sporundan faydalanılarak ortaya çıkarılan judo 1860 yılında başlamıştır
bir samuray döğüş sanatı olan jiu jitsu ya da başka bir söyleyişle ju jutsu’dan türemiştir. kurucusu jigaro kano’dur. kano, judo’yu 1882 yılında tokyo’daki kodokan adlı okulunda kurmuştur. judo tarz olarak güreşe çok benzer. karate, kick box gibi sporların aksine bu sporda vurma, çarpma yoktur (rakibi çok güzel yere çarparsınız o ayrı) rakibi yere düşürüp etkisiz hale getirmek esastır

Vücut yapısı zayıf olan Kano bu eksikliğini gidermenin yollarını aradı. Tokyo Üniversitesinde Jiu-jitsu derslerine katıldı. Bunların metodlarında bir eleme yaptı. Geri kalanları judo adını verdiği bir teknikle geliştirdi. Vücut kadar kafayı çalıştırmayı da gaye edinen bu spor, güçlü bir rakibin elinden kurtulup onu yere vurmayı amaç ediniyordu. Kano 1882 yılında Kadakon Okulunu kurdu. Judo 1882 yılından sonra dünyaya büyük bir hızla yayılmaya başladı. Yarışmalarda Buda felsefesinin ilkeleri uygulanırdı. Judoyu öğrenen sporcu başlangıçta her şeyden önce onun törelerine, geleneklerine uyarak yetiştirilirdi.
Judonun başlıca giyimi sağlam bezden bir ceket ve pantolondan ibaret olan kimonodur. Bu elbisenin beline judocunun ustalık derecesinin işareti olarak renkli kuşaklar sarılır. Kuşaklar sırasıyla; beyaz, sarı, truncu, yeşil, mavi, kahverengi ve siyahtır. Judoda kuşanılan kuşakların en yükseği siyah kuşak olup, bu sporun ustalarına verilir.
Judo yapılan yere “dojo” adı verilir. Düşünceye dalma anlamına gelir. Kalın bir keçe veya hasır üstüne iyice gerilen branda bezi üzerinde yapılır. Müsabakaların süresi 3 ila 20 dakika arasında değişir. Bir ipona (sayı) kazandıran hareketi yapan sporcu müsabakayı kazanır. Galip gelmeyi sağlayan durumlar, rakibi sırt üstü yere vurmak, otuz saniye yerde tutmak, kol, bacak bükmek veya boynunu sıkıp müsabakayı bırakmasını sağlamaktır.
En önemli oyunlar fırlama, hareketsiz bırakma, burgu, kle takma ve boğmadır.
Judo’da hareketlerin anlamı şunlardır:
1. Karşısındakini savurmak veya yere sermek (Nega-Waza).
2. Karşısındakini yerde hareketsiz duruma sokmak (Osae-Waza).
3. Bir organ çıkması meydana getirebilecek ve solunumu güçleştirecek hareketlerle ve karşısındakini dikey ve yatay durumda hareketsiz tutmak (Kwansetsu-Waza ve Shime-Waza).
4. Kol ve bacakla karşısındakinin belirli bazı noktalarına vurmak (Ate-Waza).
Yarışmalarda Ate-Waza yasak edilmiştir. Tokyo’daki Kodokan Okulu dünyada judonun merkezi olarak kabul edilir.
Judoda Japonlar, 1961 yılına kadar kendi memleketlerinde yapılan dünya şampiyonluklarını, rahatlıkla kazandılar. 1961 yılında dünya şampiyonluğunu bir Hollandalının kazanması, judonun bütün Avrupa’da yayılmasına sebeb oldu. Judo 1964 senesinde olimpiyat oyunlarına dahil olunca beynelmilel ehemmiyeti bir kat daha arttı.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Futbol takımlarında mücadele etmeyen, koşmayan ama
Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.
futbol zekası yüksek ve genellikle sol ayağını raket gibi kullanan futbolculara verilen tanımdır.
genelllikle pek koşamayan futbolculardır bunlar. markaj yapmayı falan sevmezler. benim teknik kapasitem yüksek, bu işlerle ne işim olur havasındadırlar
Malmö şehrinde kurulmuş futbol klubü. Kuruluş tarihi 1910. Renkleri Mavi, Beyaz. 15 İsveç Lig Şampiyonluğu, 14 Kupa Şampiyonluğunun yanı sıra bir de Avrupa Kupası finali oynama başarısı var.

İsveç’inİsveç Finlandiya ile Norveç arasında yer alan kuzey Avrupa ülkesidir. Yaklaşık 9 milyonluk bir nüfusa sahiptir. Yüzölçümü: 449,964 km²’dir. Para Birimi İsveç Kronu’dur. Resmi dili bulunmamasına karşın de facto olarak İsveççe konuşulmaktadır. Fransızca, Almanca ve Fince de okutulmaktadır. Ancak küreselleşmenin etkisiyle İngilizce çok yaygın bir biçimde konuşulmaktadır. Başkenti Stockholm’dür. Toplam nüfusu 9,060,430 (84.)
Malmö şehrinde kurulmuş futbol klubü. Kuruluş tarihi 1910. Renkleri Mavi, Beyaz.
15 İsveç Lig Şampiyonluğu, 14 Kupa Şampiyonluğunun yanı sıra bir de Avrupa Kupası finali oynama başarısı var.
IFK Göteborg ve AIK ile birlikte toplam 42 lig şampiyonluğunu paylaşmış durumdadır ve İsveç Futbol Klüplerinin Üç Büyükleri olarak adlandırılır. 1979 yılında Nottingham Forest ile oynadığı Avrupa Şampiyon Klüpler Kupası finali ile bunu başaran tek İsveç klubü olmuştur.
Eski MFF oyuncuları Martin Dahlin, Stefan Schwarz, Patrik Andersson ve Zlatan İbrahimovic vb. hem milli takımı hem de Avrupa’nın Ajax, Arsenal, Barcelona, Bayer Münih, Benfica, Juventus ve Roma gibi büyük kulüplerini temsil etmişlerdir.
Aynı zamanda Malmö FF’e bağlı bayan futbol takımı da süper ligde mücadele etmektedir.
Malmö İsveç’in güney sahilinde bulunan bir liman kenti. Nüfusu 270.000 ve İsveç’in 3. büyük kenti. Danimarka’nın başkenti Kopenhag ile arasında bir boğaz mevcuttur ve uzaklığı 20 km’dir.
Uluslararası Basketbol Federasyonu (Fransızca: Fédération Internationale de Basketball), yaygın olarak bilindiği haliyle FIBA ulusal basketbol organizasyonların federasyonundur. Uluslararası basketbol yarışmalarını yönetim sorumluluğu FIBA’dadır. Daha önce bilindiği haliyle Fédération Internationale de Basketball Amateur (yani FIBA), 1989 yılında resmi isminden Amatör kelimesini çıkartmış, ancak kısaltılmış halini aynen korumuştur.
Uluslararası Basketbol Federasyonu ( Fransızca: Fédération Internationale de Basketball), yaygın olarak bilindiği haliyle FIBA ulusal
Fransızca Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığının etkilediği toplumlar tarafından kullanılan dil.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
basketbol organizasyonların federasyonundur. Uluslararası basketbol yarışmalarını yönetim sorumluluğu FIBA’dadır. Daha önce bilindiği haliyle Fédération Internationale de Basketball Amateur (yani FIBA),
Basketbol, Alm. Basket-Ball, Fr. Basket-Ball, İng. Basket ball. Beşer kişilik iki takım halinde topla oynanan bir oyun. İlk olarak 1891 senesinde Amerika’da Springfield Üniversitesi eğitim üyelerinden Dr. James A. Naismith tarafından tasarlanıp tatbik edilmiştir. Bu oyunun en önemli özelliği salonlarda ve açık sahalarda oynanabilmesidir. İngilizce sepettopu manasına gelen basketbol, 1894 senesinde resmi kaidelere tabi tutulmuş ve devletlerarası ilk milli ma
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1989 yılında resmi isminden Amatör kelimesini çıkartmış, ancak kısaltılmış halini aynen korumuştur.
FIBA, uluslararası
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
basketbol kuralları nı, kullanılacak ekipman ve mekanların özelliklerini belirler, sporcuların ülkeler arası transferlerini denetler ve uluslararası hakemlerin programlarını kontrol eder. 200’den fazla ulusal organizasyon federasyon üyesidir. 1989 yılından sonra FIBA beş bölgeye ayrılmıştır:
Bir karşılaşmayı, bir oyunu, belli bir kurallar bütününe uygun olarak, gerektiğinde kuralları da yorumlayarak yöneten kişi. Anlaşmazlık durumunda onun sözü geçerlidir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Afrika,
FIBA Afrika, FIBA üyesi 53 Afrikalı basketbol federasyonunun oluşturduğu ve 1961 yılında kurulan bir konfederasyondur.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Amerika,
FIBA Amerika, FIBA üyesi 44 Amerikalı basketbol federasyonunun oluşturduğu bir konfederasyondur.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Asya,
FIBA Asya, FIBA üyesi 44 Asya basketbol federasyonunun oluşturduğu bir konfederasyondur.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Avrupa, and
FIBA Avrupa, FIBA üyesi 51 Avrupa basketbol federasyonunun oluşturduğu bir konfederasyondur.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Okyanusya.
Tarihçe
1932 yılında
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Cenevre’de kurulmuştur. İki yıl sonra
Cenevre İsviçre’nin güney batısında, Cenevre kantonunun merkezi olan şehir. Fransa sınırı yakınında bulunur. Cenevre, holdinglerin ve çok sayıda milletlerarası kuruluşun merkezi olarak dünyâ çapında bir finans şehridir. Şehrin nüfûsu 160.000 civârında, metropoliten alanınki ise 380.000 civârındadır.
Cenevre, hem Germenler hem de Akdenizliler için mühim bir ticâret merkezi olarak gelişmiştir. Ekonomisi bankacılık, ticâret ve sigortacılığa dayanır. Şehi
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından tanınmıştır. Sekiz kurucu üyesi şunlardır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arjantin,
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çekoslovakya,
Çekoslovakya, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin ayrılmadan öncekli ismi. bu ülke avusturya-macaristan imparatorluğunun 1.dünya savaşında yenilmesinden sonrabugünkü çek ve slovakya topraklarında kurulmuştur.ancak 2. dünya savaşında nazi almanyası tarafından işgal edilmiştir.bu savaşın alman yenilgisiyle bitmesiyle bu topraklarda çek ve slovakya adında ayrılmışlardır.böylelikle çekoslovakyada tarihe karışmıştır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunanistan,
Yunanistan Cumhuriyeti Balkan Yarımadasının güneyinde, kuzeyden Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan, Doğudan Türkiye, güneydoğudan Ege Denizi, güneyden Akdeniz ve batıdan Adriyatik Denizi ile çevrili ülke. Başkenti Atina olan ülkenin nüfusu 10.665.989 kişidir. Resmi dili Yunanca, dini Hıristiyanlık (İslamiyet, Batı Trakya) ve para birimi Euro’dur.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İtalya,
İtalya Cumhuriyeti ya da kısaca İtalya (İtalyanca:Repubblica Italiana) Avrupa’nın güneyinde, çizme biçimli bir yarımadanın ve Akdeniz’de Sicilya ve Sardinya adalarının üzerine kurulmuş bir ülkedir. Kuzeyinde Fransa, İsviçre, Avusturya ve Slovenya ile komşudur. San Marino ve Vatikan şehir-devletleri de bütünüyle İtalyan topraklarıyla çevrilidir. İtalya devleti vatandaşı olanlar ya da soyu İtalya ile bağlantılı olan kişilere İtalyan denir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Letonya,
Letonya Cumhuriyeti ya da kısaca Letonya (yerel dilde Latvija ya da Latvijas Republika), Baltık Denizi kıyısında yer alan bir Avrupa Devleti. Kuzeyinde Estonya, doğusunda Rusya Federasyonu, güneyinde Litvanya, batısında Baltık Denizi ile çevrilidir. Yüzölçümü 64.000 km2 olan ülkenin başkenti Riga’dır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Portekiz,
Portekiz Avrupa’nın güneybatı ucundaki İber Yarımadasında yer alan ve etrafı İspanya ve Atlas Okyanusu ile çevrili bir ülke. 36°58’ ve 42°09’ kuzey enlemleriyle 6°11’ ve 9°30’ batı boylamları arasında kalan Portekiz’in kuzeyden güneye uzunluğu 560 km, genişliği de 215 km’dir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Romanya ve
Romanya Türkiye’nin kuzeybatısında ve Balkan Yarımadasının kuzeydoğusunda 20°15’ – 29°42’ doğu boylamları ile 43° 37’ 48°16’ kuzey enlemleri arasında bir Doğu Avrupa ülkesi. Doğuda Karadeniz, Ukrayna ve Moldovya, kuzeyde Ukrayna, batısında Macaristan ve Yugoslavya, güneyinde Bulgaristan ile çevrilidir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İsviçre.
İsviçre (Almanca: die Schweiz, Fransızca: la Suisse, İtalyanca: Svizzera ve Romanş: Svizra), resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu, Orta Avrupa’da Alp Dağlarında yer alan ve denize kıyısı bulunmayan bir ülke. Kuzeyinde Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya ve doğusunda Avusturya ile Lichtenstein’a komşu olan ve tarihsel olarak bir konfederasyon olan ülke 1848 yılından beri bir federasyondur. Bankacılık ve finans sektörlerinde çok güçlü bir ekonomiye sahip olan İsviçre uzun süredir siyasi ve
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Berlin’de yapılan
Berlin Almanya’ın başkenti. 1943′te Almanya ikiye bölününce, Berlin de Doğu Berlin ve Batı Berlin diye ikiye bölündü. Doğu Berlin, Doğu Almanya’nın başşehri, Batı Berlin ise Batı Almanya’nın bir eyaleti oldu. 1961′de Doğu Almanya tarafından yapılan ve “Utanç Duvarı” diye tanınan Berlin Duvarı, Almanya’nın bölünmüşlüğünün bir sembolüydü.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1936 Yaz Olimpiyatları sırasında, Federasyon, basketbolun kurucusu
olimpik-taslak
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
James Naismith’i (1861-1939), Onursal Başkan olarak duyurmuştur.
FIBA,
düzenle|Mart 2008
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1950 yılından buyana erkekler
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Dünya Şampiyonası’nı,
bkz. Dünya Basketbol Şampiyonası
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1953’ten buyana da
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bayanlar Dünya Şampiyonası’nı düzenlemektedir. Her iki etkinlik de Yaz Olimpiyat Oyunları ile dönüşümlü olarak dört yılda bir gerçekleştirilmektedir.
1989 yılında FIBA kapısını
bkz. Olimpiyat Oyunları
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ABD’nin
ABD Amerika Birleşik Devletleri’nin kısaltması.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
NBA oyuncuları gibi
{{Spor Ligi
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
profesyonellerin katılımına da açmıştır. Bu kararla birlikte Fédération Internationale de Basketball Amateur adını Fédération Internationale de Basketball olarak değiştirmiş, ancak FIBA kısaltmasını korumuştur.
Federasyon merkezini 1956 yılında
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Münih’e taşımış, 2002 yılında tekrar Cenevre’ye döndürmüştür.
FIBA Sıralaması
Erkekler sıralaması (en üst 20)
Takım Puanlar
1. ABD 832.2
2. Sırbistan & Karadağ 708.0
Hala resmi takımdır
3. Arjantin 700.0
4. Litvanya 460.0
5. İspanya 439.0
6. İtalya 433.0
7. Rusya 362.0
8. Yunanistan 304.0
9. Avustralya 279.0
10. Fransa 273.0
11. Porto Riko 247.6
12. Kanada 231.0
13. Almanya 227.0
14. Çin 209.0
15. Brezilya 203.0
16. Yeni Zelanda 178.0
17. Angola 156.0
18. Türkiye 129.0
19. Hırvatistan 125.0
20. Venezuela 99.6
Dış Bağlantılar
http://www.fiba.com FIBA resmi sayfası
http://www.interbasket.net InterBasket – Euroleague, NBA ve diğerleri hakkında uluslararası basketbol haberleri ve forum
http://www.nba-forum.net/forums NBA-Forum.net – Gelişen bir Uluslararası Basketbol Topluluğu
http://www.talkbasket.com TalkBasket – Basketbol haberleri ve tartışmaları
Kaynaklar
Vikipedi
Münih ( Almanca: München), Almanya’nın üçüncü büyük şehri, Bavyera eyaletinin en büyük şehri ve başkentidir. Berlin ve Hamburg dan sonra Almanya nın en büyük üçüncü şehridir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Masa tenisi, 2 veya 4 oyuncunun birbirlerine topu ileri geri olarak attığı ortasında ağ olan masanın üstünde oynanan bir oyundur.

ir masanin iki yanindaki sporcularin ellerindeki raketler yardimiyla topu masanin ortasindaki ag uzerinden karsi tarafa gecirmelerine dayanan spor dali.
Ilkel olarak 16. yy’da baslayan Ingiltere ve Fransa’da yemek masalarinin uzerinde oynanmaya baslandi. Sunger top ve mantar raket gibi maddelerin bulunusu seluloidin ortaya cikisi, bu spor dalini hizla gelistirdi. Ping-pong diye de anilan masa tenisi, Cin’de buyul ilgi gordu. Ilk kurallar 1930 yilinda tespit edildi.
Kuralları
Masa tenisi ortasında 15.25 cm yükseklikte ağ olan bir masa üstünde oynanır. Masanın yüksekliği 76 cm, eni 152.5 cm boyu 274 cm’dir. Masanın kenarları 2 cm kalınlığında beyaz çizgi ile çizilir. Uzun kenarların tam ortasına çiftli maçlarda sahaların ayrılması için 0.3 cm kalındığında beyaz çizgi ile çizilidir. Ağ masanın her iki tarafında 15.25 cm dışarı taşacak şekilde gergin kurulur. Altında ve undadır.
Maç benzer raketli oyunlar gibi tek sayılı setin kazanılması ile sona ererservis masanın oyuncunun kendi sahasında ortasından beyazla ayrılmış masanın sağ tarafından karşı masanın sol tarafına atılarak yapılır. Oyuncular her servis de servis karşı tarafa geçer. Servis kullanmaya başlayacak tarafın oyuncuları önce masada yer değiştirir, sonra servis kullanır. Tenisten farklı olarak oyuncuların her top gelişinde sırayla topu masada karşı tarafa atması gerekir. Oyun sırasında top karşı tarafa geçirilmeye çalışılır.
Tarihçesi
Bu sporun salon tenisi adıyla bilinen en eski şekli 1880 li yıllarda Hindistan ve Güney Afrika’daki İngiliz ordusu tarafından oynanırdı. Puro kutularının kapaklarını
Güney Afrika Cumhuriyeti, Afrika kıtasının güney ucunda 22°10′-34°55′ güney enlemleri ile 16°30′-32°55′ doğu boylamları arasında yer alan ülkedir. G.Afrika Cumhuriyeti, Afrika’nın güneyinin yaklaşık yarısını kaplar. Güneybatısında Atlas Okyanusu, güney ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda Swaziland, Mozambik ve Zambiya, kuzeyde Botsvana, kuzeybatıda Namibya ile çevrili olan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde, topraklarının ortadoğu kesiminde Lesoto Devleti bulunmaktadır.
1890′lı yıllarda İngiltere’de bu oyunun diğer versiyonları geliştirildi. Bunlar “whiff whaff” ve “gossima” gibi değişik isimlere sahiptiler ve Parker Brothers firması masaya kurulabilen portatif net, dışı file kaplı küçük bir top ve minyatür raketlerden oluşan salon tenisi kitleri satmaya başladı.
raket, yuvarlatılmış şarap şişesi mantarlarını da top olarak kullanırlardı.
File olarak da kitapları kullanıyorlardı.
İlk Federasyon Başkanı gazeteci Ali Abalı olmuştur. Geçmişten bugüne kadar gelen Oktay Çimen,
İstanbulspor 1926 yılında İstanbul Lisesi öğrencileri tarafından kurulmuş ve Türk futbolunun en köklü kulüplerinden biri. Basketbol takımı da mevcuttur.
Tarihi
Geçmiş dönemde İstanbul Ligi’nin en önemli kulüplerinden olan İstanbulspor 1932 yılındaki İstanbul Şampiyonluğu’ndan sonra başarılı olamamış ve giderek unutulan kulüplerden biri olmuştur.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Gürhan Yaldız, Gençay Menge, Peng Fei Jiang gibi sporcular Türk masa tenisini uluslararası müsabakalarda temsil etmiş, Türkiye’de masa tenisinin belli bir noktaya ulaştığını kanıtlamışlardır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
2008 Pekin Olimpiyatları’nda Türkiye’yi masa tenisinde aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulübü’nde spor yapan
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çin asıllı
Çin Halk Cumhuriyeti, yüzölçümü itibariyle dünyanın üçüncü, nüfus itibariyle en büyük ülke. Güney Doğu Asya’da yer alır. Yüzölçüm ‘dir. Başkenti Pekin olan ülkenin resmi dili Çince, para birimi Yuan’dır. Doğusunda Güney Kore, kuzeydoğusunda ve kuzeybatısında Rusya, kuzeyde Moğolistan, güneybatıda Afganistan ve Pakistan, güneyde Hindistan, Nepal, Butan, Birmanya Laos ve Kuzey Vietnam, doğusunda ise Büyük Okyanus ile çevrilidir.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türk sporcular
Türk kelimesinin aslı “türümek” fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında “türük” ve nihayet hece düşmesiyle “Türk” kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu’da bir kısım göçebeler de yürümekten “yürük” adını almışlardır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Melek Hu ve
Melek Hu, (d. 27 Ocak 1989), Çin asıllı Türk masa tenisi oyuncusu. Doğum adı; Hou Mei Ling ‘dır.
…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Cem Zheng temsil etmişler, Melek Hu bu sporda Türkiye’ye Olimpiyatlarda elde ettiği ilk galibiyeti kazandırmıştır.
Karate . Uzakdoğu ülkelerinde geliştirilmiş ve bütün dünyada yaygınlaşmış olan umumiyetle yumruk ve ayak vuruşlarından ibaret bir çeşit savunma, kültürfizik ve yarışma sporu. Çin, Japonya, Kore gibi ülkelerde geliştirilen bu sporun sayısız ekolleri vardır. Herkesce sevilen karate, genç ihtiyar demeden kadın ve çocuklar tarafından da tatbik edilmektedir. M.Ö. 2000-3000 yıllarında budist rahipleri tarafından geliştirilmiştir. O tarihlerde Budist tapınakları halkın adak ve hediyeler bırak
Karate . Uzakdoğu ülkelerinde geliştirilmiş ve bütün dünyada yaygınlaşmış olan umumiyetle yumruk ve ayak vuruşlarından ibaret bir çeşit savunma, kültürfizik ve yarışma sporu. Çin, Japonya, Kore gibi ülkelerde geliştirilen bu sporun sayısız ekolleri vardır. Herkesce sevilen karate, genç ihtiyar demeden kadın ve çocuklar tarafından da tatbik edilmektedir.
M.Ö. 2000-3000 yıllarında budist rahipleri tarafından geliştirilmiştir. O tarihlerde Budist tapınakları halkın adak ve hediyeler bırakması sebebiyle çok zengindi ve bu zenginlik de soygunculara hedef teşkil etmekteydi.
Budist inançlarına göre silah kullanmak ve hele canlı hayatına son vermek kesinlikle yasaktı. Bu sebeple rahipler soygunculardan kendilerini koruyabilmek için karateyi geliştirdiler ve her gün manastır avlularında dini ayin havasında çalışmalarını sürdürdüler. Günümüzde ise karate sportif gayeli olduğundan bir takım kurallarla sınırlandırılmıştır.
Karate bir kişinin silahsız olarak vücudunun tabii organları ile kendisini müdafaa etmesidir. Kesinlikle saldırı değil, savunma aracıdır. Savunma, spor ve vücut hakimiyeti ile birlikte karakterin olgunlaştırılmasıdır.
Karate bir sanattır ve en büyük gayesi galibiyet değildir; gerçek bir karate insanın ahlak ve karakterini olgunlaştırmayı hedef edinmiştir.
Aşağı yukarı 1600 yıllarında Çin ve Japonya ile daima iyi münasebette bulunmuş olan Okinawa Adasında “Okinawa-te” isminde bir dövüş sanatı doğar. Bu sanat, Çin askerleri ile gelmiş olan Kendo ve adadaki yerlilerin geliştirmiş olduğu bir dövüş sanatının birleşiminden ibarettir. Bir süre sonra politik sebepler yüzünden Okinawa yerlilerinin silah bulundurmaları yasaklanınca “Okinawa-te” hızlı bir gelişme gösterir. Son yüzyıllara kadar bu sanat gizli kalır. Eski “Okinawa-te” üzerine ne bir kitap ne de tarihi bir belge bulunmaktadır.
Okinawa-te’den bugünkü karateyi kuran kişi Gichin Funakoshi’dir. Kendisi bir Okinawalıdır. Japonya’da eski dövüş sanatlarında büyük bir rönesans gerçekleştirdiğinde; yani Jui-jitsu, Judo’ya, Japon eskriminin Kendo’ya dönüştüğünde, Funakoshi, Japonya’da bulunmaktaydı. Meydana çıkarmak istediği dövüş sanatında yaptığı hamlelerde (1917 ve 1922) büyük başarı kazandı. Bu başarısından dolayı bu sanatı Japonya’da öğretebilmesi için kendisine izin verildi. Bunun üzerine ülkeyi baştan aşağı dolaşıp kendi sanatı hakkında dersler ve seminerler verdi. Bu zaman zarfında birçok üniversite, karate grupları kurma çalışmalarındaFunakoshi’nin yardımını istemişlerdir. 1900 yıllarında Okinawa-te yerine bu dövüş sanatına “karate” denilmiştir. Burada “kara” Çin anlamındadır. Yani tam tercümesi “Çin-eli” şeklinde olmaktadır.
Funakoshi, Japonya’da karateyi ilmi şekilde teşkilatlandırıyordu. Böylece karateyi tehlikesiz bir spor haline sokarak karate şampiyonaları düzenleme imkanı doğmuştu. Funakoshi, karateyi geliştirirken Judo ve Kendo’dan bir sürü teknik almış ve böylece bugünkü modern Japon karatesinin ilk temelleri atılmıştır. Funakoshi, sanatının ismini sonradan “Çin-eli”nden “Boş-el”e çevirdi. Yazılış değişse de okunuş yine aynıdır. Yani Çin veya boş (veya silahsız) kelimelerinin Japonca okunuşları yine “kara”dır.
Karate Japonya’da büyük bir hızla gelişirken, Okinawa ve Çin’den başka karate hocaları Japonya’ya geldi. Bu sırada Japonya’da başka karate sistemleri de doğdu. Bunlar teknik açıdan birbirlerinden farklı ise de, öz ve esasta aynıdırlar. En tanınmışları şunlardır. Wado-Ryu, Goju-Ryu ve Shito-Ryu (Ryu, okul demektir). Gichin Funakoshi’nin kurduğu karatenin ismi Shotokan’dır. Bu stil en tanınmışı ve en çok yayılıp benimsenmiş olanıdır. Shito-Ryu, 1930’da Kenwa Mabuni tarafından kurulmuştur. Birkaç sene sonra Chojun Miyagi, Goju-Ryu karatesini kurdu. Goju-Ryu’nun bugünkü yöneticisi Gogen Yamaguchi’dir. Lakabı ise kedidir.
1935’te Funakoshi’nin talebesi olan Hironori Otsuka, Wado-Ryu’yu kurdu. Wado’nun manası “barışa giden yol” demektir. Teknik bakımdan Wado-Ryu karatesi ile Shotokan stili arasında pek fark yoktur. Karatenin esası sayılan Kung-fu Çin’de, Taek-wan-do ise Kore’de geliştirildi.
Karate ve çeşitleri yalınayak ve özel üniformalı olarak çalışılır. Bele, dereceye göre çeşitli renklerde “kemer” bağlanır. Kung-fu stillerinde Çin halkının günlük olarak giydiği elbiselerle ve kapalı terliklerle (iskarpinlerle) çalışılır.
Karatede açık el, yumruk, ayak ve diz darbeleri görüldüğü gibi bu hareketler (blok) olarak da kullanılmaktadır. Bazı karateciler yumruk hatta parmak ucu ve ayak vuruşlarını sert satıhlara tatbik ederek darbe noktalarını sertleştirmektedirler. Önceleri kanayan temas noktaları daha sonra nasırlaşarak sertleşir. Fakat hekimler böylesi bir çalışmanın sıhhat yönünden geriye dönüşü olmayan menfi tesirler bırakacağını bildirmiştir.
“Öldürücü vuruşların” ve isimleri efsaneye karışmış bazı karatecilerin olağanüstü güce sahib oldukları söylenmektedir. Bu güçler arasında, mesela, küçük kuşların bir haykırış (kader bağırışı) ile öldürülmesi, vücudun belirli hassas ve gizli noktalarına hafifçe temas etmek suretiyle ölüme sebebiyet verme (ölüm dokunuşu) ve çıplak el darbesi ile düşmanın vücudunu bölerek halen çarpmakta olan yüreği sökme de yer almaktadır. Ancak bütün bu olağanüstü gibi gözüken olayları belgeleyici ve inandırıcı vesikalar bulunamamıştır.
Yumuşak ve sert stiller: Karatede yumuşak stili benimsemiş olan bir ekol, sürat ve inceliğe önem verirken; sert stili benimsemiş olanlar vuruş gücünün arttırılmasını ön planda tutmaktadırlar. Birincisinde, mesela süratli bir vuruşun meydana çıkardığı rüzgar ile muma dokunmadan ateşinin söndürülmesi antrenmanı yer alırken, ikincisinde mesela bir tuğlanın kırılması hüner olarak görülmektedir.
Katalar (Dövüş şekilleri): Tek veya birçok hasıma karşı “hayali” bir savunmada, öğrenilen bütün tekniklerin bir plan dahilinde gösterilmesine kata denilmektedir.
Müsabakalar: Karate müsabakalarında umumiyetle darbeler hedefe 1 cm kadar bir mesafede durdurulur. Böylece bir veya birkaç sayı toplanır. Başlıca hedefler arasında baş, gözler, yüz, göğüs, karaciğer ve kasıklar bulunmaktadır. Zamanımızda batılı ülkelerde ortaya atılan “full contact” karate müsabakalarında, ayak ve kasıklarda koruyucu eldiven, tozluk ve süngerler bulunmaktadır.
Kemerler: Başlangıçta her kareteciye beyaz renk kemer verilir. Zamanla antrenman ve müsabakalarda tecrübe kazanan karateciler belirli imtihanlara tabi tutularak kemer atlarlar. Böylece kemerlerin rengi veya işaretleri değişir. Karatede en üst seviye, hocalık derecesi olan siyah kuşaktır. Bundan sonra “dan” denilen yükselmelere geçilir.
Japon Karate Cemiyeti 1948’de kurulmuştur. Birleşik Amerika’da 1965’te kurulan “Birleşik Karate Federasyonu” yalnız Amerika’da bulunan karate okullarını tanımaktadır.
Karate-do 1960 yılından sonra dünyaya penceresini açmıştır. Fakat bugün en çok sporcusu bulunan sevilen bir spor haline gelmiştir.
Türkiye’de karate: İnsanlık tarihi kadar eski olan mücadele sporları her milletin özünde vardır. Milletler bunları kendi dillerine göre adlandırmışlar ve kendi kültürleri içinde yaymaya çalışmışlardır.
Biz de tarihimize baktığımız zaman, usullü vuruş denilen boks veya karateye benzer bir sporun, Göktürklerde bugünkü pankreasa benzer vurdulu kırdılı güreşlerin olduğunu; Osmanlılar devrinde askerlerin, mermerlere vuruşlar yaparak uzuvlarını sertleştirdiklerini ve bir Osmanlı tokadı ile hasımlarını yere serdiklerini, hatta bugün köylerimizin pek çoğunda gençlerin tekme oyunu diye karşılıklı geçip birbirlerini tekmeledikleri görülmektedir. Ama kimse bunlarıJaponlar gibi sistematize edip, prensip ve usuller dahilinde dünyaya tanıtmamışlardır.
1962’de, yurdumuza judonun girmesi ile beraber, karate de aynı kültürün ürünü olarak geçiş yaptı.
Modern Türk judosunun önderlerinden ve ilk ustalarından olan İbrahim Öztek, Namık Ekin, Ahmet Ökten ve Natık Canca çalışmalarında karateye de yer verdiler. Judonun tanıtılması ve yayılması için çeşitli gösterilerde korunma teknikleri (Kime-Waza) şeklinde teknik ve vuruşlar yaparak, karateyi de tanıtmaya başladılar. 1969’da Türk Judo Federasyonu Teknik Direktörü Michael Novowitch, antrenör kurslarında Karate-do, Aiko-do ve Ken-do dersleri de verdi.
İlk çalışmalarına Hakkı Koşar’ın yanında başlayan Ahmet Doğaner, Ferhat Özsert, Atilla Çeliktürk, Hakan Alpay, Ali Koca ve Kempo sistemini yurdumuza getiren Enver Hancı gibi değerli hocalar büyük bir gayretle çalışarak kısa bir zamanda binlerce sporcu yetiştirerek bu spora en büyük hizmeti vermişlerdir.
Kaynak: Rehber Ansiklopedis
i
Galatasaray Spor Kulübü’nün ilk renkleri kırmızı-beyaz’dır. Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, dönemin baskıcı ve paranoyak yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmışlardır. Bu nedenle, sarı-siyah renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve Galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur. Bu renklerin öyküsünü Ali Sami Yen’den dinleyelim: “Birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet Bahçekapı’daki Şişman Yanko’nun dükkanına giderler.
Galatasaray Spor Kulübü’nün ilk renkleri kırmızı-beyaz’dır. Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, dönemin baskıcı ve paranoyak yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmışlardır. Bu nedenle, sarı-siyah renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve Galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur. Bu renklerin öyküsünü Ali Sami Yen’den dinleyelim: “Birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet Bahçekapı’daki Şişman Yanko’nun dükkanına gidilerek orada zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik. Biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. Tezgahtar, mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. Bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. Ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. Sarı-Kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete götüreceğini tahayyül ediyorduk. Nitekim de öyle oldu.” Buna karşılık kuruculardan Bekir Sıtkı, söz konusu renklerin Gül Baba’nın II.Beyazıt’a verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer.
|
|